Estetik Cerrahi Sonrası Yaşam..

Hindistan’da güzel sayılmanız için dudaklarınız iri ve  dolgun, burnunuz yassı ve geniş olmalıdır, Peru’da makbul olan büyük kulaklardır. Bir başka ülkede güzel görünmek için insanlar kendilerini kırmızıya boyar ya da dişlerini karartırlar. Bazı etnik gruplar, kalçalarda, gözlerde yuvarlaklık sever. Bir başkası burun, karın, boyun ince olsun ister.  Açık renk (deri, gözler, dişler) veya koyu renk (diş etleri, gözler ve dudaklar) uyumu arayan da vardır.

Fiziksel değişim ve kusurları düzeltme arzusunun geliştirdiği estetik cerrahi, her zaman  “imaj diktatörlüğü”nün dayatmasıyla ilintili olmamıştır. Antik Mısırlılar burunlarını kaldırtıyordu. Hindu doktorların zina yapan kadınların burunlarını kesme konusunda 2000 yıllık uzmanlıkları bulunuyordu.

Güzellik kriterleri ne olursa olsun, belli bir oran ve simetri  kaçınılmazdır. Ancak yine de güzel ya da yakışıklı kabul edilebimek için yaşanan yüzyılın ya da bölgenin standartlarınabir göz atmak gerekir.

Estetik cerrahi hakkında ilk kitap bir İtalyan cerrah (Gaspare Tagliacozzi ) tarafından  yazılmıştır. Tagliacozzi 16. yüzyılda estetik cerrahinin amacını çok  iyi özetlemiştir:“Doğanın veya hastalıkların bozduğunu gözü tatmin etmekten ziyade, ruhu desteklemek için tamir ediyoruz…”

Güzellik arayışı şeytan işi görüldüğünden Katolik Kilisesi tarafından engellenmişti. Estetik cerrahi uzun zaman sadece savaşta yaralanan yüzleri onarmak için rekonstrüktif olmakla yetinmişti. Ancak 19. yüzyılda ilk meme küçültme ve burun operasyonlarıyla günümüz estetik  anlayışına yaklaşılabilmiştir.

Bugün, güzele kolayca erişebilmekte, daha iyi görünmenin keyfini çıkarılabilmekteyiz.

Estetik cerrahinin desteğiyle değişim yaşamış, daha güzel bir bedene ve görüntüye kavuşmuş kişilerin güvensizlikleri ortadan kalkar. Kendilerini daha iyi hissederler. Dinamizm kazanır, gençleşirler. Bu genel sağlık durumlarına da yansır. Şikayetleri ortadan kalkar, birçok alanda iyileşme kaydederler.

Kamburlaşmaya başlamış, postürü bozulmuşken meme küçültme operasyonu geçiren, lazer liposuction ile bedeni şekillendirilen hastalar spor yapmaya, daha rahat hareket etmeye başlar.

Anne olduktan sonra estetik cerrahi ile kadınların karın kasları eski sıkılığına kavuşturulabilmektedir. Karın iç hacimleri azaldığından daha az yiyerek doyarlar. Kilo almaya karşı da önlem alarak daha fit olmanın yolunu açarlar.

Daha önce yapamadıkları hareketleri yapabildiklerinden metabolizmaları daha sağlıklı çalışmaya başlar.  Gençleşirler. Giydiklerini üstlerine yakıştırır duruma gelirler. Çevrelerindekilerin bakışları pozitif anlamda değişim gösterirken ruhsal olarak da kendilerini daha iyi hissetmeye başlarlar. Daha çok gülümserler, yaşama sevinçleri artar.  İnsanlara daha açık duruma gelirler.  Alışkanlıkları değişir. Sosyal ilişkilerinde yeni adımlar atar, farklı kapılar açarlar.

Burnumuzun yüz ifadesinde rolü çok yüksektir. Üst düzey yönetici bir hanım hastam burun ameliyatından sonra insan ilişkilerindeki olumlu gelişmeler sayesinde terfi etti.

Estetik cerrahi sonrası yeni bir yaşama başlamış gibi hisseden çoktur… Boşandıktan sonra depresyona giren bir hastam göğüs dikleştirme ameliyatı olmaya karar verdikten sonra ikinci baharını yaşamaya başladı. Kepçe kulakları yüzünden başından şapkasını eksik etmeyen ergenlik çağındaki bir kızımızın rekonstrüksiyondan sonra yüzünde güller açtı. Bu örnekler çoğaltılabilir…

Özetle, estetik cerrahi yöntemlerinin çok geliştiğini, özgüven ve mutluluk artırıcı olduğunu, çağdaş yaşamdaki yerinin her geçen gün daha da önem kazandığını söyleyebiliriz.