Altın Oranın İzinde

Cosmoplitan / Mayıs-2015

Güzelliği yeni tekniklerle yaratmak mümkün. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Op. Dr. Semih GÖK, estetik işlemlerin önemli noktalarını ve dolgu teknolojisindeki yenilikleri anlatıyor. 

Uzun zamandır basında ve kendi sitemde likit yüz kaldırma tekniğini anlatıyorum. Burada vermek istediğim mesaj yaşlanan yüzün yaşadığı yer değişimini yavaşlatabilmek ve zamanın etkilerini geri döndürmeye çalışmaya destek olmak. Her yeni karşılaştığım hastamda dolgulara karşı ön yargı olduğunu görüyorum. Gördükleri kötü tecrübeler yaşamış insanları anlatıyorlar bana. Evet biz likit yüz kaldırmayı yaparken bir cins dolgu maddesi kullanıyoruz fakat bu teknik doldurmak, şişirmek ve kocaman yüzler oluşturmak için uygulanmıyor. Sarkmış, yer değiştirmiş yapıların tekrar kaldırılması, tazelenmesi için kullanılıyor. Sizlere şaşırtıcı gelebilir. Ancak çoklu sayıda uygulamayla yüzünü küçülttüğüm hastalarım var. Hem çok sayıdı ürün kullanıp hem de yüzü nasıl küçülttiğümü merak edebilirsiniz. Burada önemli olan genç bir yüzün nasıl yaşlandığını ve sarktığını anlamak; anatomik dengeler, altın oranlar.  Yüz 3D olarak taranıyor ve ölçümler yapılıyor.

Öncelikli amacım anatomik dengeleri doğal oranlarda olan bir yüz elde etmek. Sadece gençleştirmeyi hedeflemiyorum. Doğal anatomik değerler bizi altın oranlara götürecektir.

Böylece görsel olarak herkesin yargılarına uygun, ideal, taze görüntüyü elde edebiliyoruz. Genç bir yüz “V”şeklinde üçgen bir yapıya sahip. Yer çekimi bütün “V”leri U’ya hatta “W” ya çevirerek dokuları aşağı doğru kaydırıyor. Likit yüz kaldırma tedavisi cerrahiyi geciktirerek koruyucu bir etkide sağlıyor. Yılların olşturduğu yıpranma etkilerini azaltıyor. Yanak ypısı yukarı doğru kalkıyor. Gülme çizgileri açılıyor. Dudak bölgesinin kaybettiği gerginlik yeniden geri veriliyor. Dişlerden kaynaklanan asimetriler kamuflaj tekniği ile ayarlanıyor. Boşalan şakaklardan yaşlılık izleri siliniyor. Kocaman duran elmacık bölgesi küçültülüyor. Üst ve alt çene arasındaki anatomik dengeler yeniden sağlanıyor. Göz çevresinde oluşan yıpranmalar, geniş halkalar ise ışık dolgusu sayesinde aydınlanıyor. Işık dolgusu, esas olarak içeriği hyalüronik asit olan cilde ışığı yansıtma kapasitesini geri vermek için üretimiş mezoterapi ve dolgu tekniklerini birleştiren patentli bir konsept. Diğerlerinden farkı içeriği. Bu içerik hyalüronik asit ve yeniden yapılandırma kompleksinden ( 8 aminoasit, 3 antioksidan,2 mineral ve 1 vitamin ) oluşuyor. Aminoasitler, vitamin ve mineraller hücre korunması için yeniden yapılandırmaya yardımcı olur. Sonuç olarak ışık dolgusu, cildin nem ve elastikiyetini arttırır, cilt canlanarak parlaklaşır ve elastikiyetini kazanır. Alın bölgesi orta yüz ve alt yüz ile orantılanır, burun yüz içerisinde anlam kazanır.

ANTI AGEING ETKİ

Cerrahi sonrasında, cerrahın başarısının daha uzun yıllar devam etmesini sağlıyoruz. Bildiğiniz gibi en popüler molekül olarak hyalüronik asit dolgusu kullanıyoruz. Hyalüronik asit insna vücudunda ve daha bir çok canlıda bulunan polissakkarittir. Bu nedenle diğer sentetik dolgu maddelerine göre güvenlik profili çok yüksektir. Cilt içinde, kaslarda ve kemiklerde, özellikle eklemlerde bulunur. 30’lu yaşlardan sonra cildin kendini yenileme süreci yavaşlamaya başlar. Yaşlanma süreci cildi, gergin ve eklemleri hareketli tutmak için gerekli hyalüronik asit miktarının zamanla azalması ile başlayan bir süreçtir. hyalüronik asit eklemlerin kayganlığını sağlar ve kendi hacminden bin kat fazla su tutabilir. Bu nedenle enjekte edildiği yerde uzun süre şeklini muhafaza eder. Tedavi için kulandığımız hyalüronik asit 18 ay içinde eriyerek kaybolmaya başlıyor. Bu bir avantaj, böylece her yeni tedavi uygulamasında destek yaptığımız alanları, yer eçkimine karşı yeniden planlayabiliyoruz. Her sene desteklenen tedaviler sayesinde gençleştirme potansiylimiz katlanarak artıyor. Bunu üst üste konan tuğlalara benzetebiliriz. Konan her yeni destek önceki yapının üstünde yükseliyor. Daha doğal oranlara adım adım ulaşabiliyoruz.

YENİLİKLERLE TANIŞIN

Çok yakında takip ettiğimiz teknolojilerle ilgili yepyeni bilgiler vermek istiyorum. Ürünlerin ömrünü ve kıvamını belirleyen çapraz bağ teknolojilerinde yenilikler oldu. Klinik çalışmaları tamamlandı ve dünya genelinde yeni ürünlerin satışı başlamak üzere. Normalde koajen dokunun yapısı yay şeklindedir ve belli yoğunluğa sahiptir. Yeni üretilen RHA serisi dolgularda bu yoğunluğu e esnekliği sağladılar. Adeta güçlü, genç bir yanak dokusu gibi davranan, travmaya dayanıklı, ezildiğinde şekil değiştiren, darbe ortadan kaldırıldığında tekrar eski şekline dönen, genç doku kıvamı etkisi veren yepyeni ürünler geliyor. Bu sayede ürünlerin kendi çekim kuvvetleri olduğundan yüzü yukarı doğru toparlayarak genç ve taze görünüm oluşmasına katkıda bulunuyorlar. Bunu açıklamak için bir örnek vermek gerekirse, çocuklar uyku sonrası kalktıkları zaman yüzlerinde yastık izi oluşmaz, yaş ilerledikçe deri kalitemizin zayıflamasından dolayı yastık izi oluşur ve bu izler uyandıktan saatler sonra geçer.

Likit yüz kaldırma tedavilerimi HIFRF (High Intensive Fous Radyo Frequency), Ultherpy kombinasyonları ile beraber uyguluyorum. Çünkü ben bir plastik cerrah olarak gevşemiş ve sarkmış yapıyı en iyi tedavi edebilecek tekniğin cerrahi olduğuna inanıyorum. Henüz cerrahi aşamaya gelmemiş veya cerrahi şansı olmayan hastalarım için likit yüz kaldırma tekniğini makinelerle kombine ediyorum. Yüzün sarkmış kısımlarına yüksek yoğunlukta odaklanan Rf enerjisi vererek bu bölgelerde sıkılaşma sağlıyorum. Gevşemiş ve sarkmış dokuları daha genç yıllardaki yüksekliğine döndürüp, dıkılaştırıp boşalan alanları yeniden onarıyorum. Deri örtüsünün tazelenmesi ve ipeksi güzelliğini kazaması için lazerler, led ışık terapileri, özel kimyasal formiller uyguluyorum. Tek bir amacımız var, doğru yere doğru miktarda destek sağlamak.