ESTETİKTE BİLİNMESİ GEREKENLER

end haline gelen estetik operasyonlar artık herkesi birbirine benzetip yüze duygusuz,hissiz robot gibi bir ifade veriyor.Oysa ki,doğal ve yine benzersiz olmak estetik cerrahiyle sanıldığından fazla örtüşüyor.Yeter ki,beklentiler ve uygulamalar bu amaca yönelik olsun.Biz de aklımıza bu konudaki pek çok soruyu estetik cerrahiye yeni bir yaklaşım getirmeye ve tıpkı aile hekimliği gibi ailenin estetik cerrahi danışmanı kavramını oturtmaya çalışan Op.Dr.Semih Gök’e yönelttik.

ELLE:Biraz kendinizden bahsedermisiniz?

Op.Dr.Semih Gök: Plastik ve rekonstrüktif cerrahi,yani son dönemdeki popüler adıyla estetik cerrahi uzmanıyım.Kendi kliniğimde çalışmakla birlikte bir göz sağlığı merkezinde de hastaların göz çevresi estetik cerrahisini gerçekleştiriyorum.Amacım,estetiğe ve plastik cerrahiye bir yaklaşım getirmek.

ELLE:Som dönem kadınların bu kadar estetiğe merak salmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Op.Dr.Semih Gök: Şimdi tarz çok değişti.Bir kere plastik cerrahların sayısı arttı.Halkın bilinç düzeyi yükseldi ve yaşam uzamaya başladı.Trend haline aldı bu operasyonlar.

ELLE:Peki neden trend halini aldı?

Op.Dr.Semih Gök: Yaşam uzadığı için bu tip operasyonlar trend haline geliyor,çünkü orta yaş kavramı genişledi.Buna bağlı olarak yaşam uzayınca,emeklilik yaşı da ileriye gidince insanlar iş hayatına devam etmeye başladılar.ancak,bu sefer beden yaşı kendi görünümleriyle uymadı.Kişiler dış görüntüsündeki ufak tefek değişikliklerle ruhlarındaki dinanizmi yakalamaya çalıştılar.Bu arada biz devreye giriyoruz.Biz de onlara destek olmaya çalışıyoruz.

ELLE:Sanırım bu aşamada sizinbakış açınız konuya biraz farklılık katıyor.

Op.Dr.Semih Gök: Sanılanın aksine estetik cerrahiyi farklı açılardan değerlendirmek ve bu konuyu çok erken yaşlarda tanımak lazım.Ameliyat olmak için değil.Ben hastalarımla farklı bir ilişki kurarak;hastalarımın ve ailesinin daimi olarak estetik cerrahi danışmanı olmak istiyorum.Onları devamlı ameliyat eden doktor olmak istemiyorumOnları yönlendirmek istiyorum,çok erken yaşta,özellikle 20-30 yaşarında,gelişme periyodlarını inceleyeceğim,takip edeceğim,özellikle 30-40 döneminde uygulanması gereken,çok ufak cerrahi dışı basit uygulamalarla,onları daha motive edecek,daha dinamik tutabilecek bir görüntüye sahip olmalarını sağlayacağım.Dahailerleyen dönemlerde,belki bu periyodu geçirdikleri için,çok büyük ameliyat olmalarına gerek kalmayacak.Çok küçük ameliyatlarla,büyük ameliyat olmaktan kurtulacaklar.

ELLE:O zaman size göre 40 yaşına kadar herhangi bir estetik operasyon yaptırmak da eğer bilinçli bir şekilde takip edilirse gereksiz.

Op.Dr.Semih Gök: Tam öyle denemez ama daha az olabileceği söylenebilir.Yalnız şöyle bir şey var,özellikle liposuction konusu biraz farklı bir konu.Liposuction’ı sarkmamış gerginliğini koruyan insanlara uyguluyoruz.İleri yaşa geçtikten sonra sarkmış olan bölgeye liposuction yaptığımızda yeterli cevabı alamıyorsunuz ve cerrahi müdaheleyi eklemel zorunda kalıyorsunuz.İşte bu tip hasta müdahaleyi eklemek zorundakalıyorsunuz.işte bu tip hasta kategorisini başta belirleyip,büyük bir cerrahi uygulamadan daha erken yaşta küçük bir liposuctioon2la tedavi edebileceğiz.Kısaca söylemek gerekirse idealimde bu yatıyor.Bir de şunu eklemek istiyorun;plastik cerah hastalarının çoğu ilk başta çok tedirgin oluyor.Doktor benim neremi inceliyor,diye düşünmeye başşlıyor.

Oysa ki ben kimseyi incelemiyorum,herkesi olduğu gibi kabul ediyorum,çünkü toplumdaki insanların görüntüsel farklılıklarının aslında bir güzellik olduğunu düşünüyorum.Herkesin birbirine benzediği prototip bir dünya olduğunu düşünün, o zaman çekilmez bir dünya olur.Ama karşımdaki insan bana böyle bir soru yöneltirse,bir anda yüzeydeki anatomik dengelerini ve yüzün kendi içindeki uyumunu göz önüne alarak hemen incelemeye başlıyorum.Bizim bir takım estetik ölçütleirmiz var,oranlarımız var.Ardından,gerekirse digital bir çalışma yapıp,bilgisayarda bir organizasyon yapıyorum.Arkasından hastama bir proje sunuyorum.Tıpkı bir iç mimarın evi dekore etmek için hazırladığı gibi,bir takım ona benzer çalışmalar yapıyoruz.


ELLE:Herkese aynı tip bir operasyon yapmak mümkün mü?Ve belirli operasyonlar öncesinde hastanın yapması gereken şeyler var mı?sigara içmeyi bırakmak,diyet yapmak gibi…

Op.Dr.Semih Gök: Her kişiyi çok farklı kabul ediyoruz.Hiç kimse birbirinin aynısı değl.Herkesin yüz anatomisi,kaslarının yerleştiği noktalarikemiklerin çıkıntısı hatta yüzün birbiriyle simetrisi bile farklı.Herkes asimetrik bir yüze sahip.Oyüzden,uygulama olarak temelde herkese aynı uygulamayı düşünmemek gerekir.Buradaki planlama çok önemli.Kişiye özelbir estetik cerrahi planlaması yapmak gerekiyor.Benim temel savım da bu;kişiye özel tedavi,kişiye özel uygulamalar.Tabii bu arada belirli operasyonlar öncesinde bir hazırlık aşaması gerektiğini de söylemekte yarar var.Sizin verdiğiniz örnekler doğru ama herkes için aynı değil.Çünkü bünye,vücut ve yüz şekli herkese göre farklılık gösterir.

ELLE:Bir genelleme yapmak gerekirse hastalar en çok ne tip neden şikayetlerle geliyorlar.Nerelerini düzelttirmek istiyorlar?

Op.Dr.Semih Gök: Plastik cerrahide,en çok yapılan ameliyatlardan bir tanesi burun ameliyatı.Daha sonra göz kapağı ameliyatları geliyor.

ELLE:Sizin düşüncelerinize göre mimiklerin çok önemli olduğunu biliyorum.Bu konuda neler söyleyebiliriz?

Op.Dr.Semih Gök: Gerçekten mimikler çok önemli.İnsan karakterinde,yüz anatomisinde ifade değişimi sağlıyor.Mesela çok basit gibi duran oysa ki çok önemli olarak kabul ettiğimiz dolgu maddeleri enjeksiyonu veya botoks işlemi yaptırmış kişilerdeki değişimi hemen farkedebiliyoruz.Çünkü pokerci yüzü gibi donuk suratlı bir ifade yaratıldığında,şeytansı kaşların kalktığı gibi durum meydana getirildiğinde,hasta toplum tarafından çok hoşlanılmayan ve parmakla gösterilebilen kişiye dönüşüyor.Bunlar da ürünler hakkında negatif fikir oluşturuyor.Aslında bu tamamen uygulamanın,hasta tarafından beklentilerin ve hekimin kendini iyi anlatmaması ya da uygulamayı biraz iddialı boyutlarda yapmasından kaynaklanıyor.Benim buradaki savım doğallıktan uzaklaşmadan ve kişilerin yaptırdığı uygulama başka insanlar tarafından bir cerrahi uygulama gibi algılanmaksızın,”ne kadar güzel gözüküyorsun”,”çok iyi dinlenmişsin”,”tatil sana yaramış”gibi ifadelerin kullanıldığı ve toplumda o geçiş,adaptasyonperiyodlarının çok kolay yaşandığı uygulamaları tercih etmek.Doğallıktan hiçbir zaman uzaklaşmak istemiyorum.

ELLE:Yüzdeki aydınlık ifadesini veren operasyon hangisi?

Op.Dr.Semih Gök: Her yaşın getirdiği bir takım özelliklervar.Otuzlu yaşlarda gülme çizgileri dediğimiz dudak kenarlarında oluşan çizgiler belirginleimeye başlıyor.40’lı yaşlara doğru yavaş yavaş kaz ayaklarında artışlar oluşuyor.40 yaşın üstüne doğru geçiş olduğunda göz kapağının üstündeki ciltte birikme söz konusu oluyor.Zamanla yer çekiminin etkisiyle elmacık kemik bölgesindeki yağ dolgunluğu yavaş yavaş aşağı doğru yer değiştiriyor,gülme çizgilerinin üstüne yığılıyor.Aynı zamanda çenenin altında gıdık bölgesinde,bizim hindi boynu diye tarif edebileceğimiz,onun kenarlarında iki tane çıkıntı şeklinde oluşan birikmeler söz konusu olmaya başlıyor.Benim anlattığım düşünce tarzındanyola çıkarsak,çok erken yaşta plastik cerrahı olan insanlar bu takip aşamasında bu görüntüden kurtulabilirler.Mesela nasıl?Çok basit bir uygulama;öncelikle üst göz kapağındaki birikmeden kurtulmasının en basit yolu botox uygulaması.Gülme çizgileri için de çok basit dolgu metaryelleri var bunlar son zamanlarda 6 ay üstünde etkiye sahip olan yılda bir ya da iki kere tekrar edilmesi gereken destek materyalleri olarak biliniyor.Birde son zamanlarda çok popüler olan konulardan bir tanesi yağ enjeksiyonu ve yüzde yapılan liposuction uygulamaları.Özellikle yer çekiminin etkisiyle gülme çizgisinin üstüne yığılan bölgeye ve çene altındaki gevşemiş olan bölgeye liposuction yapabiliyoruz.Yani oradaki yağı alabiliyoruz.Buradaki yağ uzaklaştırıldığında ,buradaki kabarma ve sarkma kayboluyor.Özellikle 20 ile 35-40 arası yaşlarda yapılan liposuction,tabii ki ne kadar genç olursa o kadar daha iyi olabilir.Çünkü çene bölgesinin altında sadece yaşlılığa bağlı olmayan sarkmalar,gevşeklikler,yağ birikmeleri de söz konusu olabilir.Yağ enjeksiyonuyla dolgu yaptığınızda,temel olarak da en güzel nokta elmacık kemik bölgesidir.

ELLE:Bu konuyu biraz açarmısınız?

Op.Dr.Semih Gök: Yüz germe ameliyatı yapıldığı zaman yüzü,cildi ve cildin altındaki tabakayla birlikte gerersiniz.Ve fazla cildi kulak çevresinden çıkartarak,oradaki cildi dikişle giydirerek aeliyatı gerçekleştirirsiniz.Fakat bu ameliyat 20’li yaşlardaki 25-30’lu yaşlardaki sahip olduğunuz elmacık dolgunluğunu size kazandırmaz.Sadece gerilmiş,kırışıklıklarınız azalmış boynunuzdaki birikme kaybolmuş bir görünüm ortaya çıkar.Bu boşalan kısımlara yağla,kişinin yüzüne göre ve eski fotoğraflarını ölçüt alarak asimetrileri de düzeltecek şekilde bir planlama yaptığınızda,elmacık bölgesinde bir dolgunlu yaratabilirsiniz.Ve bu gerginlikten öte bir gençlik ışığı verir kişiye.Burada belirtilmesi gereken nokta şu;dudak çevresi hareketli bölge olduğu için yağ enjeksiyonlarının orada kalıcılığı yüzde 20-25 oranını çok geçmez.Ama elmacık bölgesinde yapılanlar yaklaşık yüzde 60’lara kadra varabilir.


ELLE:Doktorların ticari kaygılarını hastanın menfaatlerinden daha öte gördüğü bir dönemdeyiz.Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Op.Dr.Semih Gök: Çok gerçekçi olmak lazım,bir kere hastaya çok doğru bilgi vermek lazım.Bu benim için çok temel kriter.ameliyat sonrası hasta yaşayacağı her şeyi adım adım bilmeli.Çok büyülü bir dünya sunularak pazarlama yapılmamalı.Kısaca olma ihtimali olan iyi ve kötü her şey söylenerek hastanın hazırlanması sağlanmalı.